Aile Özeni, Biraz Nostalji ve Baharatlar 'Sefertası Lokantası'

En güven verici slogandır ‘anne eli değmiş gibi’, ‘anne özeni’ söylemleri. Fakat kaç tanesi gerçekten bu söylemlerin içini doldurabilir ki? ‘Sefertası’ demek istiyorum, büyüklerimizin hafızalarında canlanır o güzel günler. Sefertası’nın içine konulmuş enfes güzel ev yemekleri, zamanı gelince iş yerlerinde, okulda açıldığında sevgiyle yapılmış yemeklerin kokusu yayılır etrafa. Çiğdem Hanım Sefertası isimli mekanında her açıdan aile sevgisini ve özenini yakalamayı hedeflemiş ve başarmış başarılı bir kadın. Üstelik paylaşmayı hayat mottosu haline getirmiş ve bunu elindeki koşullar ile her yönden harika bir şekilde başarmış. Öyle ki enfes yemeklerinizi yerken eşsiz sanat eserlerini inceleme şansına sahip olma ihtimaliniz bile var.

Aile Özeni, Biraz Nostalji ve Baharatlar 'Sefertası Lokantası'
18 Eylül 2021 - 17:28
Çiğdem Çelik, Sefertası Lokantası ile gelen misafirlerine aile özeni göstermeyi çok iyi başarıyor. Sevgi ve özenle kendi yemeklerini yapıp kendi servis ediyor. Sefertası Lokantası ismi ile ev'i çağrıştırırken gelen misafirlere gösterilen özen 'işte evimdeyim' dedirtiyor. Sefertası Lokantası'nda hem karnınızı hem ruhunuzu doyurma şansına sahipsiniz. Çiğdem Hanım sizleri güler yüzle karşılayıp, güler yüz ile yolcu ediyor. Sefertası Lokantası'na gidip bu eşsiz anları yaşamanızı ve enfes yemekler ile karnınızı doyurmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Umarız ki sevgili Çiğdem Çelik ile Sefertası Lokantası hakkında yaptığımız bu röportajı beğenirsiniz.

Özel Haber: Yaren Çördük


-Çiğdem Hanım öncelikle sizi ve bu tatlı mekanınızı, Sefertası Lokantasını tanıyabilir miyiz?

ÇELİK: Ben 1969 Ağrı doğumluyum. Azeri kökenliyim, 1976 yılında İzmir’e babamın işi nedeni ile geldik. Eski sağlıkçıyım, şuan aşçıyım, iki çocuk annesiyim. Sefertası Lokantası 16 yaşında. Eski görevimi bırakınca ne yapabilirim arayışına girdim, herkes benim her pişirdiğimi çok mutlu yiyor övgüler yağdırıyor, işte o zaman bu işte iyi olacağımı anladım. Sağlıkçı olunca insan sanırım sağlıklı beslenmeyi biraz daha fazla önemsiyor. Önce çocuklarımla yola çıktım sağlıklı beslenme düzenine sonra dedim ki ben bunu yayabilirim, büyütebilirim. Başkalarına da faydalı olmak istedim. Aslında çok etken var. Bakıyorum artık günümüzde evdeki mutfaklar dekor amaçlı kullanıyor, yemek kokusu yok. Bizim çocukluğumuzda sokağın başından annemiz ne pişirmiş anlardık.

Kimsenin işine sekte koymak istemiyorum, yanlış anlaşılmak istemem ama Fastfood olayı çok sıkıcı ve tehlikeli. Kesinlikle benim görüşüm sağlıklı beslenmek yönünde, gerçekten tencere yemeği çok önemli. Bu düşüncelerden yola çıkarak 16 yıl önce Sefertası’nı oluşturdum, yaptığım işi çok seviyorum ve bence sevilerek yapılan her şey çok güzel oluyor. Gelen müşterilerimden de yaptığım yemeklerle ilgili olumlu dönüşler alıyorum.

-Sefertası'nın ev sahipliği yaptığı güzel etkinliklerin bir kısmından haberdarım fakat yine de bu güzel mekanı okuyucularımızın daha iyi tanıyabilmeleri için ev sahipliği yaptığı ve daha nicelerini bağrına basacağı etkinliklerden bahseder misiniz?
 

ÇELİK: Sefertası genel bir isim ve ben bunu gerçekten genele yaymak istiyorum. Sadece lokanta olarak düşünmüyorum. Daha çok ihtiyacı olan ve işini severek yapan kadınlara yardım etmek istiyorum. İnsanların hayatına olumlu olarak dokunabilmeyi seviyorum, bu durum genel hayatımda da böyle. Sefertası sadece benim değil ihtiyaç duyan bütün kadınların. İleride güzel bir etkinlik başlatacağız, bu etkinliği bir yıldır düşünüyorum fakat pandemi dolayısıyla biraz ertelemek durumunda kaldık. Biz hafta içi beş gün hizmet veriyoruz. Sabah çorbamız, 16.00’a kadar süren öğle yemeğimiz var. Onun dışında cumartesi pazar kapalıyız ve ben bu durumdan rahatsızım çünkü iki gün boş geçiyor. Cumartesi günleri istiyorum ki burası köy pazarı gibi olsun. Bu bir nevi kadın dayanışması diyebiliriz. Benim yaşam ilkem paylaşmak üzerine, yaradılışımızın paylaşmak üzerine olduğuna inanıyorum. Hiçbir zaman ‘Sefertası benim’ demedim, ihtiyacı olan her kadın  diyebilsin ki  ‘Sefertası Cumartesi benim mekânım’. Kadınlarımız gelip burada emeklerinin karşılığını alsınlar.

Geçen haftalarda burada bir resim sergisine ev sahipliği yaptık, kadına yönelik, üretmeye yönelik her şeye varım. Ben bu etkinliklerde ev sahipliği yapmaktan çok büyük haz duyuyorum, hiçbir gelir beklentim yok sadece birilerine yardımcı olmak istiyorum. Tüm etkinliklerimin içinde en mutlu olduğum ise ‘Askıda Yemek’ uygulaması. Biz işletme olarak askıya her gün on beş adet yemek koyuyoruz. Bunu duyurduğumuz bir panomuz var, paylaşmanın etkileşimi farklı oluyor. Buraya gelenler bu uygulamamızı gördüklerinde çok beğenerek askıya yemek bırakmak istiyorlar. Sonrasında bir bakıyorum benim sabah askıya koyduğum on beş yemeğim ikiye katlanmış. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor fakat bununla ilgili dar bir kalıpta kaldık, sadece yakın çevremize duyurabildik, ben bu etkinliğin bütün İzmir’de duyulmasını istiyorum. Bir sloganımız var ve istiyorum ki günde askıya yüz yemek bağışlanmış olsun ve herkes bu etkinlikten haberdar olsun. 
Sloganımızı siz de yayın lütfen ‘Sefertası’nda ihtiyacı olan, aç olan herkes gelip para vermeden karnını doyurup gidebilir’ bu uygulamamızı gerçekten yaymak ve örnek olmak istiyorum. Bu uygulamada bize eşlik edebilecek birçok işletme var, bunun yanı sıra yüzlerce de ihtiyaçlı insan var. Hayat paylaşınca güzel, her anlamda paylaşmak çok güzel.

-Çiğdem Hanım, daha ilk bakışta duygusal ve içli bir insan olduğunuz anlaşılıyor ve bu yüzden 'Sefertası Lokantası'nın isminin tesadüfi olduğunu düşünmüyorum. Sefertası isminin bir nedeni bir hikayesi var mı ?

ÇELİK: Benim midem çok hassastır, dışarıdan yemek yiyemiyorum ve sanırım biraz garanticiyim, nerede nasıl yapıldığını görmek istiyorum. Daha önceki iş hayatımda da yemeklerimi hep evden sefertası ile götürmüşümdür. Ben sürekli yemeklerimi evden sefertası ile götürdüğüm için lakabım ‘sefertaslı’ oldu. Ben de eğer bir gün kendime ait bir yer açarsam ismini mutlaka Sefertası koyacağım dedim. Ben eskiyi, nostaljiyi, otantikliği çok seven bir insanım ve sefertası bana çok nostaljik geliyor fakat genel olarak unutuldu, ben unutulmasını istemiyorum. Bir nebze olsun hatırlatayım istedim. Bu nedenle mekanımın ismini çok seviyorum.

-Mekana ilk girişte sizin ve Sefertası'nın sıcaklığını hissetmemek mümkün değil ve gelen misafirlerinizin de yemeklerinize ve size olan sevgisi tesadüfi olamaz. Sefertası Lokantasını ve yemeklerinizi bu kadar özel kılan nedir?

ÇELİK: Çok sıradan olacak belki ama işimi çok severek yapıyorum. Sevgi ile yapılan her şey güzel olur ama sırf sevgi yetmez, fazlaca emek lazım. Ben Sefertası için aldığım her ürünü ‘evime alıyorum, çocuğuma yedireceğim’ mantığı ile alıyorum, lütfen bu konuda samimiyetime inanın. Pazar günlerimin büyük bir bölümünü alışverişte, kullanacağım bütün ürünleri tek tek seçerek geçiriyorum. Yaptığım işe çok özeniyorum, özenince de güzel oluyor. Güzel olunca da tercih ediliyorsunuz. Doğru malzeme, içine biraz baharat ve yanında sevgi katmak yapılan yemeği lezzetli ve güzel yapıyor. 
 
Hepsinde de anne özeni var, bu benim çok önemsediğim bir şey. Ben mekanıma gelen herkesi ailemden biri gelmiş gibi karşılıyorum. Hem o sıcaklıkla hem o özenle. Benim için buradan memnun gitmesi çok önemli. Hatta sizlerle bir anımı paylaşmak istiyorum, geçtiğimiz dönemde işletmemizde bir gurmeyi ağırladık. Tadım sonunda aklıma kazınan bir sohbet geçti aramızda. ‘Ben yemekte üç şeye bakarım. İkisi için sınıfı geçtin, üçüncüsü 2 saat sonra’ dedi, nedir diye sorduğumda aldığım cevap beni çok mutlu etti. ‘Bir, yemek önüme geldiğinde görseline bakarım. İki, ağzıma aldığımda damağımda bıraktığı tada bakarım, üçüncü de 2 saat sonra mideme bakarım’ . En güzel kısmı da iki saat sonra gelen teşekkür telefonuydu.  Benim için en büyük kazanç bu. Çok özeniyorum ve karşılığını alıyorum, özenilen her şeyin karşılığı alınıyor zaten. Umarım sağlığım el verir ve Sefertası çok uzun yıllar var olur.

-Çiğdem Hanım, menünüzü oluştururken sizi etkileyen sebepler var mı? Sağlıkçı geçmişinizin olması günün yemeklerinin belirlenmesini de etkiliyor mu?

ÇELİK: İlk önceliğim mevsiminde malzemeler olması. Ben turfanda olan hiçbir şeyi kendi evimin mutfağında da Sefertası’nda da kullanmıyorum. Tercihim her zaman malzemelerimi zamanında alıp doğru zamanda pişirmek. Pişirme işlemini özellikle kendim yaptığım gibi servisi de kendim yapıyorum. Müşterilerime her zaman sağlıklı ve taze yemekler sunmaya özen gösteriyorum.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Derya
    2 ay önce
    Harika bir yer! çok güzel bir röportaj olmuş ellerinize sağlık. Çiğdem Hanım gerçekten müthiş biri, yemekleri de öyle. Mutlaka uğramanız gereken bir yer Sefertası Lokantası
  • tataRüstem
    2 ay önce
    Iyi günler ben çiğdem hanımı tesadüfen sosyal medyada tanıdım.bir hikayesi vardı anlattı ondan sonra dahada bacı kardeş gibi samimiyetimiz arttı.ve bir gün süpriz yapıp izmire bayraklıdaki eski sefertasına misafir oldum.hersey muhteşemdi.gerek dürüstlüğü gerek onurlu ve erdemli olşu onun ne kadar titiz insan olduğunu gösteriyor zaten tabiki buda severek özenerek emek verdigi emegin kat kat karşılığını alır inşlh.ablam sen bizim.urfa teberigimizsin.bu sana rahmetli babanızın size çok güzel yakışan lakabınız oldu çiğdem ablam urfadan selam saygılar????